Club 3D HD4870 Overclock Edition video inceleme

4 11 2008

 Club 3D, yurtdışında bilinirliği yüksek bir firma olmasına rağmen ülkemiz pazarında yer alan bir firma değildi. Yakın bir zamanda ülkemiz pazarına da giriş yapan firmanın özelleştirilmiş fanı ve yüksek saat hızlarıyla dikkat çeken HD4870 Overclock Edition ekran kartını inceliyoruz.

Ayrıca bu videomuz HD versiyonu olan ve dilerseniz yüksek çözünürlükte izleyebileceğiniz ilk videomuz olma özelliği de taşıyor. Bundan sonra donanım ve oyun inceleme videolarımızı hem SD hem de HD olarak izleyebileceksiniz.

 

 
 





Dyne Teması

3 11 2008

screenshot10.png 

İlğinç bir tema blogunuza Japon havası katabilirsiniz. Değişiklik isteyenler için bire bir uygunlugu var. Tema oylamada 10 üzerinden 8 gibi bir değer almış. Henüz yeni bir tema oldugundan çok fazla kullanan yok.

Önizleme yapmak için tıklayınız.

Temayı download etmek için tıklayınız.





Wptr İkarus Themes

3 11 2008

screenshot11.png

Mükemmel bir tema daha, ücretli satılan temalardan hiç bir eksigi olmayan serbest kullanımlı bir tema. Her türlü proje için kullanılabilecek temanın en önemli özelligide eklentileri ile görselliginin zenginleştirilmesi olmuş. Temanın tüm özelliklerini kullanabilmek için buradan temanın eklentilerini indirmeniz gerekiyor.

Önizleme yapmak için tıklayınız.

Temayı download etmek için tıklayınız.





Çiçekle Suyun Öyküsü

3 11 2008

 

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için. Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, Suya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, “Sırf senin hatırın için ey su” diyerek… Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur. Günler ve aylar birbirini kovalarlar ve çiçek acaba “Su beni seviyor mu?” diye düşünmeye başlar. Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle… Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

Çiçek, suya “Seni SeviyoruM” der.

Su, “Ben de seni seviyorum.” der.

Aradan zaman geçer ve çiçek yine “Seni SeviyoruM” der.

Su, yine “Ben de” der.

Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler… Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya “Seni SeviyoruM” der.

Su da ona “Söyledim ya ben de seni seviyorum.” der ve gün gelir çiçek yataklara düşer.

        Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine… Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; “Seni ben, gerçekten SeviyoruM“.

        Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye… Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: “Hastanın durumu ümitsiz; artık elimizden bir şey gelmez.” Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki:

“Çiçeğin bir hastalığı yok dostum… Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için!” der.

        Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece “Seni seviyorum” demek yetmemektedir.





Lavinya Teması

3 11 2008

screenshot12.png

Tam ismi Lavinya Black Themes olan temanın renk tonları müzik sitelerine uygun bir yapıda. WordPress geliştirilmesine gönül veren Lavinya sitesinin çıkartmış oldugu tema kullanılabilir haliyle yayınlamışlar.

Önizleme yapmak için tıklayınız.

Temayı download etmek için tıklayınız.





WordPress Dark Themes

3 11 2008

screenshot.jpg

Kişisel siteler için eşsiz bir tema. Temada ki renk tonları siyah ve turuncu renkler kullanılmış. Sol menüde sabit kalıcı gaz lambası ve sayfalar listelenmesi yer alıyor. Sag menüyü ise siz widgest ile düzenleyebilirsiniz. Sag tarafı düzenlemek için header.php ‘i düzenlemeniz gerekir.

Önizleme yapmak için tıklayınız.

Temayı download etmek için tıklayınız.





İnternet bedava oluyor iddiası

3 11 2008

İnternet bedava oluyor iddiasıTürkiye ve Avrupa’dan birçok işadamının katılacağı fuarda ilginç bir karar için düğmeye basılacak.

Marmara İş Hayatı Dernekleri Federasyonu MARİFED’in düzenlediği İş Geliştirme Platformu, iş dünyasının bir araya gelerek krize karşı ortak hareket edilmesini planlıyor. Bu yıl 2′incisi düzenlenecek platforma 12 binin üzerinde ziyaretçinin katılması bekleniyor.

TOPLU KONUTLAR İÇİN

CNR Expo Fuar Merkezi’nde düzenlenen platforma Avrupalı işadamları da katılıyor. Takvim’in haberine göre bu platformda gündeme gelen birbirinden ilginç fikirler var. İnternetin bedava yapılması ile ilgili proje de bunlardan biri. MARİ-FED Başkanı Ahmet Ciğer, “Tuncer Vayni’nin interneti bedavaya getirecek projesi özellikle toplu konutlarda internet erişiminin parasız olmasına yarayacak. Projede bir bölgede de network ağı kurulması ve tüm abonelerin bir server bilgisayar üzerinden internete bağlanması projelendiriliyor” dedi.





Google Chrome’un sırrı çözüldü !

3 11 2008

Google Chrome'un sırrı çözüldü !Google’ın internet tarayıcısı Chrome’un logosunun sırrı en sonunda çözüldü. İşte Chrome’un logosunun ardındaki gerçek (!)


İLGİLİ HABERLER:

İŞTE ‘CHROME’UN İLK GÖRÜNTÜLERİ

GOOGLE CHROME’U İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN





FarCry 2

2 11 2008

Ubisoft, FarCry’ın isim haklarını almasının ardından Montreal stüdyolarında FarCry 2′nin yapımına başlamıştı. Oyunun uzun süren video yağmurunun ardından geçtiğimiz günlerde nihayet kendisine de kavuştuk. FarCry ile birlikte FPS kavramına yeni bir soluk getiren ve Crysis ile bu türün devamına imza atan Crytek’in mirasına bakalım Ubisoft sadık kalabilmiş mi?

FarCry 2 önceki oyunun aksine birçok yeniliğin yanı sıra önceki oyundan aldıkları ile de çok konuşulacak bir oyun. O yüzden FarCry beklentilerinizi bir kenara bırakıp oyuna yeni bir oyun gözüyle yaklaşırsanız daha hoşnut olacağınızı düşünüyorum. FarCry 2, senaryoya bağlı olarak önümüzdeki düşmanları vurarak, sırayla bölüm geçerek ilerlediğimiz bir FPS oyunu değil. Hele bir FarCry ya da Crysis hiç değil. Daha önce bu türe yakın olarak STALKER’ı örnek verecek olursam, ondan RPG öğeleri daha aza indirgenmiş bir FPS oyunu olarak karşımıza çıkıyor. Tipik FPS kavramının dışına çıktığınız zamanda haliyle alışılmış oyun tarzını da bir kenara bırakmış oluyorsunuz. Aslında FarCry 2 oyuncuların yabancı kaldığı ya da bilmediği özellikleri de içermiyor. Daha önce FPS türüne RPG ögelerini ekleyen oyunların iyi yanlarını almış ve oyuna dahil etmiş. Bu noktada FarCry 2 alışılmış FPS kavramının da dışına çıktığı için hikaye ve özelliklerinden önce oyunun oynanışıyla ilgili olarak başlamak istiyorum.

FarCry 2 50 km2′lik dev bir alanda geçiyor. Afrika’nın uçsuz bucaksız atmosferinde bu büyüklükte hazırlanmış bir oyunda bir yerden bir yere gitmek kolay olmayacağı için oyunda bir GPS harita sistemi düşünülmüş. Tabi yine bu alışılmış tıkla ve yönünü bul tarzında bir GPS sistemi değil. Bir harita üstünde gideceğiniz yeri gösteren bir sistem. Oyunun en kötü kullanılmış özelliği olduğunu da bu noktada ekleyeyim. ’5′ tuşu ile açtığınız harita ile üzerinde gideceğini yerleri, silah dükkanlarını, kalacağınız güvenli mekanları ve arkadaşlarınızın bulunduğu yerleri görebiliyorsunuz. Harita tamamıyla ekranı kapladığı için bir yandan bakayım bir yandan gideyim olayı olmadığı için oyuncuyu bir hayli zorluyor. Bazen bulmanız gerekenleri de bu harita vasıtası ile tarayacağınız için kullanımını başarısız bulduğumu söyleyebilirim. Yine harita kullanımı esnasında Monocular dürbünü sayesinde mekanlar arasında tarama yaparak aradığınız şeylere daha çabuk ulaşabilirsiniz. Ek olarak yön bulmadaki karışıklığa kendimce şöyle bir çözüm geliştirdim, araçla ya da yayan giderken güvenli bir yer bulunur, harita açılır ve ilerlenir, uzun yerlere ulaşım için bir kaç dakika aralığıyla tekrar edilir ve gideceğimiz yer bulunur. Harita sisteminin ardından ulaşım özelliklere geçelim.

Bir yerden bir yere gitmek için kullanacağınız araçlar genelde yakınlarınızda ya da düşman güzergahlarında olabiliyor. Bulunduğunuz mekana bağlı olarak araç çeşitliliği de çeşitlilik gösteriyor. Nehir kenarında bazen bir tekne, çölde gitmenize olanak verecek cipler, paratoner, bazen de 88 model külüstür aracınız can kurtaranınız olacak. Bazen de araçsız kalıp en yakın otobüs durağına konuk olacaksınız. Oyunda araçlara çok fazla ihtiyacınız olduğu için aksiyon esnasında araçlara fazla zarar vermemeye bakın. Az hasarlı araçları da yine tamir ederek kullanılır kıvama getirmek mümkün. Oyunda ince düşünülmüş ayrıntılardan sadece bir tanesi. Oyunda ilerledikçe bu araç özelliklerini de kazandığınız elmaslar vasıtası ile silah dükkanlarında yükseltebiliyorsunuz. Oyun boyunca zaman kavramı değişiklik gösterdiği ve mekanlar arası mesafe uzun olduğu için kalabileceğiniz güvenli noktalar da düşünülmüş. GTA tutkunlarının alışık olduğu bu mekanlarda, oyunu kayıt edebiliyor, satın aldığınız silahları değiştirebiliyor ve dinlenebiliyorsunuz. Dinlenme özelliği bulunduğunuz saat dilimi içinde dinleneceğiniz saati ayarlayarak oyunun içinde olduğu saat dilimini değiştirmenizi sağlıyor.

Bazen bu görevleriniz için gerekli bazen de gece oynamak can sıkıcı bir hal aldığından gerekli bir hal alıyor. Bu esnada gerçekleşen gece gündüz zaman değişimi de çok iyi düşünülmüş. Ayrıca oyunda kullandığınız silahlarda bir süre sonra kullanılamaz hale geldiğinden, bazı silahları da etrafta bulması zor olduğundan bu güvenli mekanlar uğrak noktalarınız oluyor.





Her gün yemeniz gereken 9 yiyecek

1 11 2008

Her gün yemeniz gereken 9 yiyecekHem sağlıklı yaşamak, hem de yarar yerine zarar görmemek için vitamin tableti almayın! İşte Prof. Dr. Mehmet Öz’den çok önemli tavsiyeler…

Antioksidanların yüksek dozda alımının faydadan çok zarar getirdiği yönünde birçok araştırma var… Hem sağlıklı yaşamak, hem de bu tür tehlikelerden uzak durmak için vitamin tableti almak yerine, o vitamini içeren sebze veya meyveyi tüketmek gerekiyor. Kısa süre öncesine kadar birçok insan aralıksız olarak antioksidan, vitamin, mineral ve sebze tabletleri içiyordu.

YÜKSEK DOZ GEREKİYOR

Antioksidanlar, ‘şişedeki hayat sigortası’ haline gelerek ‘mega-değer’ kazanmıştı. Kalp krizinden kansere, hatta nezleye kadar her şeyle savaştıklarına inanılıyordu. Yaklaşık çeyrek milyon insanı kapsayan 67 çalışmanın analizi sonucunda, bu tabletlerin yüksek dozda alımının, en iyi ihtimalle ‘işe yaramaz’ olduğu anlaşıldı. Peki bu durumun sizin günlük multivitamin, mineral alımınıza etkisi var mı?

Hayır! ‘En son tıbbi araştırma pinpon maçı’nın sizi korkutmasına izin vermeyin. Gerçek şu ki; 191 sayfalık antioksidan raporu açıklanırken önemli detaylar kayboluyor. İşte iki örnek: Evet; beta karoten, A ve E vitamini ölüm riskini yüzde 4′le 16 arasında yükseltiyor. Ama sadece yüksek dozda alımlarda. Bir başka ifadeyle, önerilen miktarın neredeyse 300 katını aldığınız zaman!

A’NIN FAZLASI ZARAR

Örneğin, çok fazla A vitamininin akciğer ve karaciğer kanserine yakalanma riskini yükseltmenin yanı sıra kemikleri zayıflattığını da biliyoruz. Bu yüzden 3 bin 500 IU’dan az A vitamini içeren bir multivitamin seçin. Bu arada, selenyum ölüm riskini ne iyi ne kötü yönde etkiliyor ama kaliteli yaşam söz konusuysa, bazı kanser türlerine yakalanma riskini düşürüyor ve prostat sağlığına iyi geliyor.

KANSER VE SİYAH ÇAY

Ayrıca, yüksek dozda antioksidan takviyesi alımına karşı delillerle, antioksidan açısından zengin yiyecekleri yeme yönündeki görüşler aynı oranda artıyor. İşte buna örnek: A vitamini takviyesi almak, sigara içenlerde akciğer kanseri riskini artırıyor. Ama yeni bir araştırma; yüksek miktarda çilek, elma, fasulye, Brüksel lahanası ve soğan yemenin, yeşil ve siyah çay içmenin sigara içicilerindeki akciğer kanseri riskini ortadan kaldırdığını gösteriyor.

HER GÜN YENECEK 9 YİYECEK

Bazı antioksidanlara karşı dikkatli olmak için püf noktaları:

* Eğer kolesterol düşürücü ilaçlar alıyorsanız, E ve C vitaminlerine karşı dikkatli olun. Bu vitaminler, ilaçların kolesterol düşürücü içeriğinin emilimini engelleyebilir. Günde 100 IU E vitamini ile 100 miligram C vitamini aşmamaya çalışın.

* Kanser tedavisi görüyorsanız, doktorunuzun özellikle kullanmanızı söylemediği antioksidan takviyelerinden uzak durun. Çünkü bu antioksidanlar kanserli bölgeyi de koruma altına alarak tedavinizin etkisini azaltabilirler.

RENGİNE GÖRE

* Gerekli besinleri içeren yiyecekler almak istiyorsanız, sebze ve meyveleri rengine göre seçin. Dış tarafı parlak ve koyu renkli olan yiyecekler daha zengin besin içerir.

* Elma, muz, böğürtlen, brokoli, havuç, turunçgiller, yabanmersini, koyu renkli fasulyeler, incir, şeftali, kırmızı lahana, kırmızı biber, ıspanak, tatlı patates ve domates… Her gün bu sebze ve meyvelerden en az 9′unu tüketmeyi hedefleyin. Bu tarz bir diyet, vücudunuzun kanserle, diyabetle ve erken yaşlanmayla savaşmasına yardım eder.

* Kalori almadan antioksidan takviyesi yapmak istiyorsanız, kahvenizi ya da çayınızı yudumlayın. Yeşil ve siyah çayla kahve, antioksidan deposudur. Her birinden günde iki fincan öneriyoruz.








Follow

Get every new post delivered to your Inbox.